Bir bozkırın ortasında, denizi olmayan ama dalgaları çok olan bir şehir,
Rüzgarı tarihin tozlu sayfalarını, bugünle birleştiren bir nehirdir.
Anıtkabir'de edebi bir sükünet, yükselen bir meşale,
Ankara, Türkiye'nin kalbi; bir memleketin, en dik duruşlu hali.
Gündüzü bürokrasinin gri ciddiyetiyle örülü,
Gökyüzüne tırmanan beyaz bir zirve, bir kış masalı,
Doğu'nun sert rüzgarlarında saklı, Anadolu'nun en yüce kanadı.
Bulutlar eteğinde düğümlenir, güneş zirvesinde yanar,
Ağrı, gökyüzüyle yeryüzünün birbirine değdiği o kadim diyar.
İshak Paşa'nın taş işçiliğinde donmuş bir rüzgar esintisi,
Toprağına güneşin değdiği il yerdir Adana,
Alnından akan terin, berekete dönüştüğü o eşsiz ana...
Seyhan'ın sularında serinlerken zaman,
Taş Köprü 'den geçer tarih, bir devin nabzı gibi her an.
Ovası uçsuz bucaksız, bir yeşil deniz,
Suskunluğun diliyle örülmüş bir sarayda,
Tavanında tozlanmış yıldızların titrediği,
Yalnızlığın, en sadık misafirim olduğu bu odada,
Varlığının boşluğunu bir nehir gibi taşıyorum.
Hatırlıyor musun
Eski bir aynada çatlayan görüntümden,
Eksiliyor her gün, biraz daha sen.
Eşyalar bile tanımıyor artık yerini,
Bir kitap ayraçında unutulmuş, o son mevsimi.
Duvarlarda gezinen bir hayalet gibiyim,
Toroslar'ın zirvesinden süzülen serin bir nefes,
Akdeniz'in kucağında, sonsuzluğa açılan bir kafes.
Beydağlarında beyaz bir taç, kıyıda altın bir kumsal,
Antalya, gökyüzünün yere indiği o eşsiz masal.
Kaleiçi'nin dar sokaklarında zaman geriye döner,
Fırat'ın sularıyla yıkanmış kadim bir coğrafya,
Dağların doruğunda güneşin ilk değdiği yerdir Adıyaman.
Nemrut'un tepesinde tarihin donup kaldığı bir rüya,
Sessizliğin çığlığıdır gökyüzüne uzanan her an.
Kommagene'nin taşlanmış asaleti selamlar sizi,
Bir şehir var, gökyüzüne daha yakın,
Bulutların sinesinde gizlenmiş,
Sanki zamanın nabzı burada yavaşlamış,
Taş binaların gölgesinde bir tarih uyur.
Erzurum... Kışın en beyaz duvağını giyen gelin,
Buzun kristalleştiği, soğuğun sadakat olduğu yer.
Yeşilırmak'ın gümüş bir kurdele gibi sardığı bel,
Dağların arasından yükselen, tarihin en duru el.
Harşena'nın sırtında, kralların suskun mezarları,
Amasya, zamanın ruhunu taşır, siler tüm kararları.
Yalıboyu evleri, birer tablo gibi suya akseden,
Zamanın durup beklediği bir masal şehri,
Siyah bir kalenin gölgesinde saklı sırrı, mühri.
Sönmüş bir yanardağın serinliğinden doğar sabah,
Taşın, toprağın ve tarihin sesidir bu eyvah.
Kocatepe'de bir ruh, bir destan, bir kurtuluş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!