Ne gurur atına bin ne de kibir
Her doğan göçmedimi bir bir
Dönüp dolaṣıp geleceğin kabir
AbdiI'im feleğin çemberi eṣittir.
Şurdan burdan kıvırır
Her hali ile aşikar
Pişkin pişkin güler
Pensilvanya ortağı.
Zinhar pes etmez
Varsa iyi hazırlanmış bir masa
Önemli değil benim için kural,yasa
Bakmam mazlumdan akan yaşa
Çünkü ben objektif değilim efendim.
Fikir çatışmamız var onu yazamam
Ata tohumundan teneyi bozduk
Elimizle ettik baṣkasına kızdık
Öyle canileṣtik ki diri diri yüzdük
Örfü adeti saygıyı yitirdik dayı.
Yağmur güneṣ iklimden ṣikayet
Her dala bağlanmaz ip
Dostu düşmanı bilir it
Kırık kapıya ne hacet kilit
Salıncağı taṣıyacak dal gerek.
Selama hazır ol gelen varken
Abdil'im anıların peşinde çıktım yokuşları
Unutursam kör olayım o nazlı bakışları
Serime işledin örneksiz sevda nakışları
Tezgahında oyalandım gayrisine gerek yok
Ne istersin derdin nedir
Tasman kimin elindedir
Her halin sopaya gebedir
Germe bölgeyi Yunanistan.
Kimin maşasısın ateşin ne
Saman koymalı sofraya torba torba,
Yazık döşeğe yastığa, sürmeli kıra,
Bakma kaşa göze burna kulağa,
Baba der densiz önüne gelene.
Mahlukatın efendisi insansın bir kere,
Sarı çiçekli bulizin ayrılığa iṣaretmi yâr ?
İçmeden sarhoş gibisin derdinmi var ?
Kaldırda kaṣın benim derdimide sor?
Giy de alları on sekizimize gidelim yâr.
Kirpiğinden düṣen binemi bölünür ?
Uzun yollar senden ayrı yük sırtıma
Dönemezsem yâr arkamdan sızlanma
Nasip olur gelirsem kapıların kapama
Gidiyorum işte güzel, kader böyle istiyor.
Her canın kendine has ahları var yürekte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!