Abdil'im anıların peşinde çıktım yokuşları
Unutursam kör olayım o nazlı bakışları
Serime işledin örneksiz sevda nakışları
Tezgahında oyalandım gayrisine gerek yok
Ne istersin derdin nedir
Tasman kimin elindedir
Her halin sopaya gebedir
Germe bölgeyi Yunanistan.
Kimin maşasısın ateşin ne
Saman koymalı sofraya torba torba,
Yazık döşeğe yastığa, sürmeli kıra,
Bakma kaşa göze burna kulağa,
Baba der densiz önüne gelene.
Mahlukatın efendisi insansın bir kere,
Sarı çiçekli bulizin ayrılığa iṣaretmi yâr ?
İçmeden sarhoş gibisin derdinmi var ?
Kaldırda kaṣın benim derdimide sor?
Giy de alları on sekizimize gidelim yâr.
Kirpiğinden düṣen binemi bölünür ?
Uzun yollar senden ayrı yük sırtıma
Dönemezsem yâr arkamdan sızlanma
Nasip olur gelirsem kapıların kapama
Gidiyorum işte güzel, kader böyle istiyor.
Her canın kendine has ahları var yürekte
Sarı çiçeğin yaprağı gölge etmiş yüzüne
Gizlenmez elemin gözlük takmakla gözüne
Karıştır mazin yeniden, sual et yüreğine
Oyuncakmı gönül işi,gitmiyormu gücüne
Abdil'im kimseye değil sitemim,kalemime.
Irak olsanda ömre ömür katansın
Sanma unutuldun her an candasın
Ses tonunla sazımda notamdasın
Ölçülmez sevdan teraziler kifayetsiz.
Gökkuşağımsın yağmur sonrası
Tadımı olur dostsuz yürünen yolun
Dokunmayın kırılmasın gönül dalım
Kesilip nefesim omuzlanınca salım
Abdil'im dost bilenlere selam olsun.
Kirpikleri perde etmiş gözüne
Ahı faydasız vurur gezer dizine
Bulsaydı dengini gitmezdi gücüme
Altına inciye gönül veren Yar.
Gönül dilime kilit vurulmuyor
Bir kapı aralanır ergen yaşta
Eylenir gitmez hayalde düṣte
Isınınca bir gülüṣte ilk görüşte
Gönül gözü kör olurmu hiç ?
Geceyi gündüze ekler her nefes




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!