Bir yer var,
hem uzak hem yakın,
dağları var ormanları var yeşil,
ovası yeşil, muzu dal, dal sarkan çileği baldan tatlı,
denizi desen, hem mavi hem de berrak,
Bu yer öyle bir yer öyle bir deniz ki,
kızıl bulutlar gecenin ortasında,
dağlara sarılmış,
sıcak dalgalar,vurur durur,
gece kıpkızıl,yarılmış,
çığlık çığlığa haykırışlar,
gecenin tam ortasında,
Bir tarih yazardın savaşıp dururken,
Şanına şan kattın, sen ki çarpışırken,
Düşmanı dost tuttun, sardın yarasını,
O düman demedin, yarayı sararken.
Bir efsane oldun, ve savaşıp durdun,
Tanıdık dağlara baktım bu akşam,
Yeşilin yavaş, yavaş azalıp kaybolduğu,
Güneşin yeşili kızıla boyadığı dağlara,
Bakıp, bakıp ağladım da,
Anıları kanlar akıttı yüreğimden.
Bin cibine, tırman dağın yolundan,
Uçurum görürsün, o yolun solundan,
Korkarak geç kar kes dağ doruğundan,
Pekmezle yersin, yolda dinlenirken.
Döne, döne geç o orman yolundan,
Kalbim yine yorgun, yine çarpardı derinden,
Geçtim bu sabahtan, yine gül bahçelerinden,
Konmuş güle bülbül de şakır dalda sabahtan,
Dinlerdi seher vakti bizim sevdalı Ahmet.
Tan vakti gelirken yine dün dağlara baktım,
Daha iyisi için ayrılık...
Dayanamıyorum bu iyiliğe,
Kandırma kendini benide üzme kahretme.
Nasıl bir iyilikse kahrolsun,
Nasıl bir iyilikse mahvolsun,
Dayanamıyorum ben ayrılığa.
Bir yer vardı,
Anadolu dediğim,
Gençliğimde karış,karış gezdiğim,
Toprakları zengin,
İnsanları dürüst çalışkan,mutlu
Misafirperver dediğim.
İkimiz bir çınarın, sürgün veren dalıyız,
Yıllar yüklü ağaçta, kurumuş bir çalısıyız,
Nedendir bilemedim, gün güneş görmüş yerde,
Konca güller yerine, hazan gelmiş bağıyız.
Çektik kader denenden, gözyaşları dökeriz,
Koşarak geldi.
Gülüyordu durmadan gelen kadın.
Yarı yerine kadar çıplak, göğüsler görünür,
Memeler sarkık.
Birkaç çocuk koştu arkasından.
Bağırdı deli.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!