İlahi aşk sırrı olunmaz tabir.
Aşkın badesini cuş etmeyince.
Aşkı hakikiye olunmaz mahir.
Arifan sözüne guş vermeyince.
Bilmeyene bu sır olmaz,ki izhar.
Meyli olmayana etsende ısrar.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu ne güzel bir yol böyle hocam canana uğramadan geçilmeyen Canan'ın gönlüne girmeden aydınlanmayan cananla ışıklar içinde müthişti hocam çok keyif aldım. Ders alınacak bir şiir.Yazan yüreğin gönül gözü hep açık olsun.
O aşkın feyzine gönül yol alır
Mürşidine varıp ondan dem alır
Her daim zikri ile ateş har alır
O yangın söner mi ey Hak..dedikçe......Gönül Bağ Gönülden kutluyorum şiiri ve inançlı yürekleri...Öyle bir aşk ki aslına varmak,,,,Öyle bir aşk ki asla yüz çevirmez...Öyle bir aşk ki karşılığı ebedi mutluluk...Var mıdır dünya üzerinde böyle bir aşk...Yüreğinize sağlık..Usta kalemi kutlarım...saygılarımla...++ant
mahmut hocam muhteşem bir şiirdi kelimelerin yakışı bir başka has bırakıyor yüreğe,yüreğinize sağlık teşekkürler saygılarımla şunlar döküldü dilimden
İlahi aşkın yürekte yanışı Rumi’nin şems diye haykırışında gizlidir
Aşkın bedeli yunusun tapduğa bıraktığı dik duran ağaçlardır
Aşkın meyvesi yüreğinde attırdığın nefsin sebatın sabrıdır
Bülbülün güle olan muhabbetindeki tevekkülün teslim oluşudur
Varmak ister isen eğer canana.
Tevekkül et teslim ol sen sultana
Varamazsın bilki yüce divana
Cananın gönlünü hoş etmeyince
YAA... İlahi aşkın yolu önce canandan geçiyor demek ki... Öğrenecek pek çok şeyimiz var sizden değerli hocam... Harikaydı şiir. Kutladım içtenlikle. Saygılar....
Çok güzel bir şiir yüreğinizi ve kaleminizi kutluyorum değerli şairim güzel şiirlerle buluşmak dileği ile selam ve saygılarımı sunuyorum Mahmut Abıcım +10
Yaşadıkça yaşadıkça, kendini bilen aklı selim insanın Allahtan başka hiç bir şeye ihtiyacı yoktur. çünkü ister istemez insanlar kendi aralarında yardımlaşmayı ihtiyaçlarına göre yaparlar. Yazarımızın tevekkülünü anlıyorum. Şiiri beğeni ile okudum. tam puan kutluyor ve teşekkür ediyorum. saygılarımla.
tebrik ederim, Mahmut Hocam...ilhamınız bol olsun...en içten saygılarımla
O sırra ermeden aşkın tadına da varılmaz sevgili dost.
Su güzeldir ancak pınarından içilen suyun lezzetine doyulmaz...
Kutluyorum güzel şiiri ve yüreğinizi. Selam ve sevgilerle Mahmut Bey...++
Harika dizeleri ve kıymetli şairimi candan kutlarım.Yüksek müsedenle kalbe gelen bir dizeyi ekliyorum.Baki selam ve muhabbetlerimle.
Dolandım dünyayı avare misal,
Fani muhabbetler tez buldu zeval
Buhurdan olmazsan aşk olur hayal,
Nefsi emmareyi tuş etmeyince.
Mahmut baba kalemine yüreğine sağlık maneviyatımıza öyle bir sarılmalıyız ki titremeliyiz açlıktan kutluyorum tam puan + antoloji ile selamlıyorum sizi ve güzel şiirinizi.++
Bu şiir ile ilgili 33 tane yorum bulunmakta