Kaldırıp atmam seni parçalasa da rüzgâr,
Tutağında babamın sonsuz hatırası var
Yıpranmış, seni saran siyah bezin yadigâr!
Yadigâr bir şemsiye, geçmişimden hediye;
Sen babam kokuyorsun, baston saplı şemsiye!
İç kısmın hala siyah, griye dönmüş üstün
Gökyüzüyle yamarım parçalansa da örtün;
Yıkılırım yıpranıp, dağılırsan büsbütün
Geçmişime saygıdır bende ki bu seciye.
Sen babam kokuyorsun, baston saplı şemsiye!
Hani; sert bir fırtına yakaladı ya bizi!
Nasıl da ıslatmıştı o yağmur ikimizi,
Bükülmüş tellerinde asılıyken göz izi
Niye rüzgâr seninle uğraşır söyle, niye?
Sen babam kokuyorsun, baston saplı şemsiye!
Belki bir gün denecek ‘ tamiri olmaz bunun’
Sadece anıları anmak için dokunun
Size anlatacağı çok şeyi var suskunun
Dünü hatırlatırsın unutulmasın diye;
Sen babam kokuyorsun, baston saplı şemsiye!
Hatıraların kutsal; bize ilahi mabet,
Sana sahip çıkmamak anılara ihanet
Bizim geçmişimizsin, yaşamaya devam et!
Ömür dediğin ne ki? Bir nefes, bir saniye;
Sen babam kokuyorsun, baston saplı şemsiye!
23.10.2008/Samsun
Kayıt Tarihi : 13.1.2020 19:24:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!