Tozlu raflarda yorgun akrepler yelkovanı kovalar durur,
Benim ömrüm ise senin gittiğin o meçhul saniyede asılı kalmış...
Kırk dört yıllık bir ömrün yorgunluğu değil bu sırtımdaki yük,
Sadece üç gün kalmışken yeni bir yıla, kalbim yine kapında kalmış.
İnsanlara olan güvenimi, bir cam kırığı gibi avuçlarımda ufaladım,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta