Dumanlı ışıkta saray,
Sadece için için yanan sınır taşlarının yığınıdır Truva,
ANAXİFORMİNGES! Aurunculeia!
Duy beni, ey Altın Pruvaların Cadmus’u!
Pırıltılı taşları yakalayıp parıldar gümüş aynalar,
Biz uyanıncaya dek sürüklenir yeşil serin ışıkta şafak;
Çayırda bulanıklaştırır çiyin buğusu kımıldayan solgun bilekleri.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta