18 Temmuz 2005, İstanbul
kurdun kuşa yem olduğu gölün yanında
ağaçlık, biraz kalabalık bir yerdeyim
cigaram yanıyor kamış kamış
dışarıda komik bir yağmur var
hala kendimdeyim
ve bir çiçek var elleri sapsarı
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



