A yı, B yi, alfabeyi,
Sen öğrettin öğretmenim.
Öğrenmeyi, öğretmeyi,
Sen öğrettin öğretmenim.
Bugün günün biliyorum.
Ellerinden öpüyorum.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Ne güzeldi o günler, yani çocukluk. Başkalarını bilmem ama ben gözlerinin içine bakardım öğretmenimin, gözlerimi kaçırırsam acaba söylediği bir sözü kaçırırmıyım endişem olmuştur hep.
Biraz da afacandım galiba, arada bir kulaklarımın ısındığı da olmuştur hani haklı olarak ama en çok öykü kitabını da ben almışımdır hep. Şimdi ara sıra aklıma düşer de, dünya klasiklerinin yanı sıra bolca dini hikayeler dağıtırdı öğretmenimiz, Milli Eğitim müfredatı öyleydi anlaşılan, hem dini, hem milli, hem de diğer ulusların öykü kitaplarını okuma fırsatımız olurdu. Türkçe kitabımız ne kadar da güzeldi, zaten şiir ve öyküleri konu işlemeye kalmadan okurdum...
Galiba kaptırdım, kusur görülmeye...Öğretmen olmayı çok arzuladığım halde olamadığım için olsa gerek...
Çok hoş bir şiir-seslenişti, günü değil ama ben de öpüyorum benden yaşça büyük tüm öğretmenlerimizin ellerinden, genç öğretmenlerimize de başarılar diliyorum...
Sizi ve şiirinizi de en kalbi duygularla selamlıyorum...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta