Rüzgârların çığlığıyla uyandım az önce; yılgın gözlerimi üşüten, anımsamaların yansıttığı boşluğu sürüklerken bir yandan, bir yandan sigaramı paylaşan ıssızlıkta ve oysa öylesine kısa sen dolu anlarca.
Adımlarımla yarışırken yorgun voltalarda, kanım yetişmek çabasında gözyaşlarımın sessizliğine. Seni anımsatan dizelerle kavga, önleyebilseydi tutkun duyguları; özlemlerin anlatımı yerine yalnızlığında kaybolduğum anlardan kopmaz, ıssızlığı seçer, mutlulukla birleştirmeye çabalardım.
Nedense gülmez oldu gözbebeklerim yokluğunda. Yüreğim kafes kafes, özleyişim hücre hücre, dünyam perde perde, ağlayışım bebek bebek, sevdam canlı canlı bir sesleniş sızısı. Seni özlemeye kalkıyor ıssız bir vapur yine bir şafak. Üsküdar yansıması bir sıcaklık ve katran karası anlar söylencesi yokluğun yine kadranında saatimin. Seni yaşayabilme rüyasında, seni görememek endişesi saklı…
Seni özledim…
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta