14 ŞUBAT
Ey zaman,
sen perde değilsin.
Sen bir sahnesin.
Ve biz
bu sahnede
kendi kaderimizi
oynamadık…
Kendi kaderimizi
yazdık.
Seni
kaybetmekten
ve hiç yaşamamış olmaktan
korkuyorum.
Sen sustun.
Ben sustum.
Ve o sessizlikte
şunu duydum:
Bazı anlar
insanın içine
yerleşir.
Sen sustun.
Ben sustum.
Ve o sessizlikte
şunu duydum:
Bazı anlar
insanın içine
yerleşir.
Gözlerinin dokunuşunu
unutamıyorum.
Çünkü bazı dokunuşlar
geçmez.
Bazı dokunuşlar
insanın içine
yerleşir.
Şehir gibi.
Kader gibi.
İsim gibi.
Seni
öyle özledim ki
bunu söylesem
şehir utanır.
Deniz utanır.
Çınarlar yapraklarını döker.
Sen sustun.
Ben sustum.
Ve o sessizlikte
şunu duydum:
Bazı anlar
insanın içine
yerleşir.
Sen sustun.
Ben sustum.
Ve o sessizlikte
şunu duydum:
Bazı anlar
insanın içine
yerleşir.
Aşk
İnsan
en çok sevdiği yerde
en çok savunmasız kalır.
Bu,
iki insanın
aynı anda
kendi kaderine
“evet” demesidir.
Bu zayıflık değil,
aşkın aristokrasisidir.
Aşk
Geceyi üstüme giydim.
Bir palto gibi değil…
Bir suç gibi.
Suçum şuydu:
Seni düşünmek.
Seni istemek.
Seni
kendime rağmen
sevmek.
Aşk
Bazı cümleler
bitmemeli.
Bazı cümleler
öpüşe dönüşmeli.
Aşk
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 20:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!