İnsan hastalanmıştı
Kılcal damarları,derisi,elleri beyni fethedilmiştİ.
Müthiş bir hızla harekat devam ediyordu
İnsan yeniliyordu...
Bir yandan parlak nutuklar atılıyor
Öbür yandan habire yeni fabrikalar açılıyordu
Göz yaşı yakıtlı fabrikalar genç insanlar istiyordu
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Devamını Oku
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız




vay be...............ne dönemeçmiş ne dönemmiş ve de ne dümenmiş memleketimin başı........
O işkencelerini ben harflerimi saldım üstüne
Hak savaşı hukuk savaşı insan savaşı verdim kıyasıya
Sevgi sağdım inancımdan kültürümden
Mücadele sütünden zindanlar yedirdim evlatlarıma
Yılmadım sözlerden jandarmalar çıkardım
Yirmi dokuz bin bölük sözle
Kelepçeli metropoller oldum gümbür gümbür gürledim
Yanık yanık sevda türküleri hasret türküleri
Yaktım gündüz gece...
....yüreğinize sağlık, kaleminiz hiç susmasın...tebrik ederim...
Öylesine yazmışsınız ki,
Bana söyleyecek söz bırakmamışsınız.
Okudum, o günleri yaşadım.
Kaleminiz susmasın Hüseyin Kardeş.
Kadir Tozlu
Bu yüzdendir ki bu kadar kayboluş, bu kadar duygusuzluk, bu kadar yalan, bu kadar kredi kartıyla eş tutulan dostluklar (ki adı dostluk değil), bu yüzdendir hala üşüyen ve ağlayan çocuklar, ve insanı unutmak, yaşatmak şöyle dursun bu yüzdendir ki bu kadar tahammülsüzlük.. ve sevgisiz, saygısız toplum yaşamı...
Oysa adı Eylül'dü
Hasat zamanı olmalıydı sevgiden yana...
Kutluyorum...
Güzel bir çalışma insanı içten içe düşündüren ve ben bu yapılanlar karşısında ne yaptım diye düşündüren bir çalışma sağolun
Mükemmel bir şiir. Acı ve o acıyı yaşatanları o kadar güzel anlatmışsin ki.Yüreğine sağlık. Damlarda yattığın, uğruna cefalar çektiğin o idealler;yaşamak kadar güzel.Saygılarımla.
HARİKA VE BİR O KADAR DA İÇİMİ ACITAN BİR ŞİİR ...VE BURUK BİR TEŞEKKÜR SİZE ..KEŞKE BUNLAR YAŞANMASAYDI VE BU ŞİİR YAZILMASAYDI ....
Kara Eylül
Dertlerim dorukta, anılar isyanda.
Yıldızlar sönük, güneş batmakta.
Halil’im darağacını kendi çıkmakta.
Geldi yine yüreğimi acıtan kara eylül.
Çağırdılar hocaya nikâh kıymaya,
Melekler şahit, çifte nikâh kıyıldı.
Takı adetten, boğazına ilmek takıldı.
Geldi yine yüreğimi acıtan kara eylül.
Darağacına gitmeden gelinlik istedi.
Selçuk’la Halil’im kefenim demişti.
İlmiği boynuna kendi elleriyle geçirdi.
Geldi yine yüreğimi acıtan kara eylül.
Onlar şehit oldu, mekânları Cennet.
Kalem kıranlar size zül, size zillet.
İlmiği kendi boynunu geçirdi devlet.
Geldi yine yüreğimi acıtan kara eylül.
Kara eylül ağartın simsiyah saçlarımı.
Astın fidan gibi gencecik gardaşlarımı.
Onlar millet, onlar devlet, onlar Alp di.
Geldi yine yüreğimi acıtan kara eylül.
Her eylül yaklaştıkça içim yanar ha yanar.
Nasıl unutulur Cengiz, İsmet, Mustafalar.
Hele Ali, Cevdet, Fikri, Ahmet Kerseler,
Geldi yine yüreğime acıtan kara eylüller.
Bunlar şehitler, Allaha koşarak gidenler.
Hani müebbetler, korkunç işkenceler?
Nerde zindanlar, yetimler, öksüzler?
Geldi yine yüreğime acıtan kara eylüller.
Sanma saçlardaki aklar ihtiyarlığımdan.
Her beyaz saçta var bir şehit hikâyesi.
Kalan siyahlar ise matem, yas hatırası.
Geldi yine yüreğimi acıtan kara eylül.
Ahmet Keleş
sevgili gönüldaşım ilgine teşekkür eder, 12 Eylül dertlerimizi dile getirdiğin ve bu güzel şiirin için kutlarım.
kalemin daim, ilhamın bol olsun.
Allaha emanet olunuz.
bir 12 Eylül konulu şiirle kaleminizi kutluyor duygularınızı paylaşıyorum selamlar saygılar.
********* H ü r r i y e t ***
Ey heyula düşlerimin masum yüzlü gerçeği
ey yitik baharların iniltili çiçeği
önce beyaz duvarlara yazdım adını
sonra duru şafaklara
mavi göklere
çağlayanda rakseden suya yazdım
nilüferlere nergislere ve cümle çiçeklere
yıldızlara aya yazdım
aylardan Eylüldü bir sabah uyandım
yüreğimden vurulmuş gibi yandım
gün nazenin süzülmüştü
kirli varoş sokaklarına
müstehzi bir eda ramolmuş dudaklarına
ve o ürkek ceylanları andıran yüzüne
suya düşen umutlarımın ardından
baktım sessizce gökyüzüne
bilemedim gün nasıl doğacaktı yarın
yürüdüm nabzını tutarak sokakların
heyhat yüreğim Eylül sürgünü
yalnızca yürüdüm
unutmak istedim dünü ve bugünü
bütün oyunları bozmak istedim
bakarak son kez masum çehrene
yine asumana adını yazmak istedim
ışıklı bulvarlar sessizlik içindeydi
yüreğim kimsesizlik içindeydi
dönüp son kez kirli varoş duvarlarına
yazılı adına baktım
sonra yanımdan uçuk çehresiyle geçen
o şuh kadına baktım
mahpushane duvarları gibi soğuktu yüzün
bilsen sana ne kadar da uzaktım
Ey heyula düşlerin masum yüzlü gerçeği
ey yitik baharların iniltili çiçeği
şimdi asırlar geçti düşün
aylardan Eylüldü bir sabah uyandım
içimi yakmıştı müstehzi gülüşün
veda vakti gelmişti nihayet
senden kalan her şeye
ey sükut-i hayalim canım H ü r r i y e t!
(Taşova, 13.12.2007)
Ali Rıza Atasoy
Gec de olsa okumus bulunuyorum bu siiri ve kalemini yüregini kutluyorum. TEK KELIMEYLE HARIKA:::YA SONRASINA SIH YAHSI LERE NE DEMELI::SAYGILAR
Bu şiir ile ilgili 58 tane yorum bulunmakta