Onur BİLGE
“Çıtır,
Melli Çarşı’sındaki küçük kahvehanenin önünde oturuyoruz. Şarampol’ün eski halinden bahsediyoruz. Buruk bir çay gelmiş, karbonat mı atılmış birazcık, nedir? Yudumluyoruz. Karşıda İş Bankası var. İkinci katındaki bir pencereden üstü önlüklü bir kadın işaret ediyor. Sağ elini yumruk yapmış, sağa sola sallıyor. Sol elinin üç parmağını göstererek bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
Çay Ocağından bir garson baktı. “Tamam!” der gibi başını salladı. İçeriye girdi. Ben de merak ettim. Ne oldu? Kimdi o kadın? Ne dedi ki? Kaptan fark etmemiş. Ona da naklettim olayı. “Soralım!” dedi. “Oğlum!..” diye seslendi içeriye. Az önceki garson hemen koştu.
Haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı
Devamını Oku
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta