Onur BİLGE
“Hazine’m,
Dünkü mektuba Kaptan’la diyalogumuzun tamamını aktaramadan yazmayı bırakmak, mektubuma son vermek zorunda kaldım. Bizim çocuklardan biri geldi. Sen tanımazsın. Erdal… Biriyle başı dertteymiş, gece yarısı çıkıp gelmiş. Mecburen kapıyı açtım. İki de bira içmiş, iyi mi? Ben de hafif hafif demleniyordum zaten, o da oturdu. Konuş konuş... Sabahı ettik.
Mahkemesi varmış. Büyük ihtimalle aleyhine sonuçlanacakmış. Paniklemiş. Dedi ki: “Yaşlı genç, güzel çirkin demeyeceğim, bir turist kadın kafalayacağım, kalkıp gideceğim onunla yurtdışına! Bir daha da buralara gelemem kolay kolay ama yapacak başka bir şey yok! Ya içerde çürüteceğim gençliğimi ya dışarıda…”
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta