Onur BİLGE
"Servet’im,
Bugün öğleden sonra Kaptan geldi. Ben sana yapmakta olduğum mücevher kutusunu vernikliyordum. Onu renkli boncuklarla süslemek istiyordum. Laf lafı açtı, ona bundan bahsettim. Enteresan bir diyalog başladı aramızda.
“Ona sade bir mücevher kutusunu layık göremiyorum. Madem mücevher kutusu, ahşap da olsa oymalarının arası mücevher gibi taşlarla süslü olmalı, öyle değil mi abi? Daha çok hora geçmez mi? O benim için o kadar değerli ki elimden gelenin, gücümün yettiğinin en iyisi olsun istiyorum ona sunacaklarımın!”
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta