Onur BİLGE
"Servet’im,
Bugün öğleden sonra Kaptan geldi. Ben sana yapmakta olduğum mücevher kutusunu vernikliyordum. Onu renkli boncuklarla süslemek istiyordum. Laf lafı açtı, ona bundan bahsettim. Enteresan bir diyalog başladı aramızda.
“Ona sade bir mücevher kutusunu layık göremiyorum. Madem mücevher kutusu, ahşap da olsa oymalarının arası mücevher gibi taşlarla süslü olmalı, öyle değil mi abi? Daha çok hora geçmez mi? O benim için o kadar değerli ki elimden gelenin, gücümün yettiğinin en iyisi olsun istiyorum ona sunacaklarımın!”
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta