Onur BİLGE
Kurt gibi acıkmışım. Çaylarımızla tostlarımız gelince fark ettim. Bir ben değildim, iştahla atıştırmaya başlayan. Masadaki herkes öyleydi. Sanki can alıcı geliyordu arkamızdan!
Acelemiz de vardı. Sırf açlıktan değildi. Bir an önce yemek faslının bitmesini, dedenin kaldığı yerden sohbete devam etmesini istiyorduk. O, takma dişleriyle yiyordu ama hiç de bizden geri kalmıyordu. Yalamadan yutmak mı deniyordu, ne deniyordu?
Sarı ışık altında ılık bir arkadaşlık… Gülüş cümbüş, sıcak bir dostluk… Beraberliğin anlatılmaz tadı… Birlikte yenen tostun lezzeti… Yenilenen çayların buğusu… Su bile lezizdi, doğrusu… Sürahiler, bardaklar dolusu… Yürekler dolusu sevgi… Gönüller dolusu yakınlık…
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta