Onur BİLGE
Günümüzün işsizlik ordusunun, kader mahkûmlarının ve yakınlarının sıkıntılarını, aşklarını, umutsuzluklarını, canileşme potansiyellerini hatırlatan; yönetenlerin yardımlarından tamamen ümitlerini kestikleri için onlardan yüz çevirdiklerini, batıl itikatlara döndüklerini ve artık türbelerden, yatırlardan, fallardan, dilek ağaçlarından medet ummaya başladıklarını, durumun düzelmesi için yapabileceğimiz pek bir şeyin kalmadığını, bari en azından elimizden geleni yapmamızı, yani mutlulukları için dua etmemizi ve iyi dileklerde bulunmamızı öneren bir yazı yazıp bir kopyasını okumakta olduğumuz gazeteye gönderdim. Daha önceki benzer içerikli yazılarım da yayımlanmıştı. Mutlaka yayımlanır. Bir nüshasını da Virane’de arkadaşlara okudum. Aramıza yeni katılanlar ve misafirler de vardı. Her kafadan bir ses çıktı, konu enine boyuna tartışılmaya başlandı.
Her hayrın içinde bir şer, her şerrin içinde bir hayır vardır. Bize kötü gibi görünen bu olay, çok değerli kişiler tanımama sebep oldu. Derdimi anlatabildim ya da anlatamadım ama o kişilerin çok yakınımda olmaları büyük şans, bir yerlerde var olduklarını bilmem dahi mutluluk verici bir şey...
Olgun, anlayışlı, kendine güvenli ve gururlu insanlarla tartışmak da anlaşmak da bir zevk... Öğle saatlerinde açılan mevzular birbirini tetikledi, akşamüstü konuyu toparladık ve kapattık. Bir daha açmak kimseye fayda sağlamazdı. Hele hele düşmanlıkla biten tartışmalardan sonra hiç tanımadığımız kişilerle tartışıp anlaşabilmek, üstelik dost hanesine kaydetmek, nadiren yaşanan bir olaydır. Bunu gerçekleştirdik. Huzurumuz bozulmasın, İnşallah!
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta