O, daha küçücük bir balıkken bile, diğer balıklardan farklı görürdü kendini...
Büyüdükçe, büsbütün arttı onda bu düşünce. Kendisinin, denizdeki en güzel balık olduğuna inanmaya başladı.
Pullarını daha da parlak göstermek için hep kıvrım kıvrım kıvrılırdı yüzerken.
Hele kuyruğunu sağa sola sallayışının, ona çok yakıştığını, bütün balıkların ona hayran olduğunu düşünürdü.
Bu denizdeki tüm balıklardan çok güzel olduğuna inanıyor ve hepsini çok değersiz buluyordu. Zaman zaman, arkadaşlık etmek istercesine yanına gelip beraber yüzmeye çalışan balıkları, kendi arkadaşlığına lâyık görmez ve süratle yanlarından uzaklaşırdı.
O bunların çok üstünde yaşamalıydı...
Buna karar verdikten sonra, hep denizin en yukarılarında, suyun yüzüne en yakın yerlerde yüzmeye başladı..
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman