Sen, şu ömr-ü şitâbânın son günâhı, güzelim,
İşlenmiş tüm günahların, en mübâhı, güzelim...
Saçlarında papatyalar, gözlerinde yıldızlar
Sen, günümün sabah fecri, gece mâhı güzelim
Sevdân ile yanar gönül, düştü bir kez gönlüme
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Kalemine gönlüne sağlık hocam.gerçekten güzel duygulu bir şiir okuttunuz bizlere .oku benisi olan bir şiirdi.bütün kalbimle sizi ve şiirinizi kutluyorum..selamlar saygılar..
Uyaklarıyla anlatımıyla ve konusuyla doyurucu bir gazel. Tam puanla selamlarımı gönderiyorum.
çok beğendim çok güzel olmuş... Tebrik ederim unal bey üstadım... saygılarımla...
Nice sevdâ yaşasan da, sevdâ neymiş, gel de gör
Yüreğimdir, yüreğinin aşk dergâhı güzelim.
Hiç kaçırma hicap duyup gözlerini gözümden,
Gözlerimdir gözlerinin haclegâhı, güzelim...
okudugum her şiiriniz ayrı bir keyif ayrı bir tat veriyor yüreginize kaleminize saglık sevgilerimle....
Bestelenmesi gereken bir eser diye düşünüyorum.Bana lisede ,bu konuları büyük bir coşku ile işleyen Edebiyat hocam Hasan Özdemir bey'i hatırlattı dizeleriniz..Bize şiiri sevdiren gerçek bir sanatçıydı.Size yürekten tebriklerimi,hocama selemlarımı gönderiyorum efendim.Saygımla..
ey bakış ilk bakış bizim bakışımız
dudaklarımız doyuyor ruhum doğuyor
soluğumuz nasıl da geçer ıhlamur kokularından
berrak bir su gibi dolarken avuçlarıma
o gülümseyiş ilk gülümseyiş şaşkn bakış
bir ceylan seker karşı şekerparemde oynaşan
daha bir güzel koşarım çiçeklerin arasından
nice sevdalar yazarken aşkın makamına
durgun havuzu böler kuğularım güzelim...
OKUNASI BİR ŞİİR+10 ANT SEVGİLER.
Esen ılık bir yel misali yüreği serinleten hoş duygular, okuyanın ruhunda hoş titreşimler oluşturuyor Ünal bey, kutlarım. Mutluluklar sizinle olsun!(10on)
okuması hele sesli olarak
kutlarım
namık cem
İstanbul beyfendisinden İstanbul aşıklarına has, güzel bir şiir okudum.
Romanlara konu olun destansı sevdalar misali
Yeşilçam filmlerindeki romantik aşklar misali
Üsküdar sahilindeki kaçamak bakışlar misali
Çamlıca'da Fransız üslubu aşklar misali
Osmanlıcayı kaç insan biliyor, kaç insan Osmanlı yiğidi misali seviyor
Eski sevdaları sizin gibi kaç insan doyasıya yaşıyor
Üstadıma saygılarımı sunuyorum
değerlihıcaö böylesine ustaca yaılmışbir gazele ben ne dyebilirim ki ancak bir maruzatum var aşağıda kullanılan kelimelerin açıklamsını yazmasanız ben de anlamıyacaktım çok ağır bir dil kullandığınızı saygıyla karşılarım amma bu günün delikanlıları bunu anlamazlar be hocam ben bu nedenle sade yazmaya çalışıyorum amma sizn derin izler bırakaca derin anlamalr yükleyerek yazdığınız şiirlere de hayran olduğumu bilesiniz hataat bazen siz okuyarak feyz aldığım bile oluyor
Bu şiir ile ilgili 28 tane yorum bulunmakta