haziranda ölmüş geç ölmüş demektir
ayrılıklarımızı anlatarak büyütüyoruz perçemini leylakların
halbuki hiç sevememişlerin destanlarıyla efsunladık günleri
haziranda ölmüş geç ölmüş demektir
yabanıl şarkılar dinliyoruz soldurarak umudunu aylakların
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




"ayrılıklarımızı anlatarak büyütüyoruz perçemini leylakların"
Burayı biraz düşüneceğim ilk aşkın simgesini ayrılıkları anlatarak büyütmek ilginç geldi.
sonrasına
sonra yine bakarız.
saygılar
itiraz etmem veya bir parantez açmayacağım...genç miydik.
Geçer bu karanlık
Bu ateşten ve sudan yoksun günler geçer
Kar altında kalan düşler
Issız geceler
Başka ve çok uzun seferlerden
Yazgısı değişen ülkeler geçer
Saçlarına düşen aklarla eskimemiş şarkılar
Evcil hüzünler ve melez bekleyişler
Sen ey düştüğümüz kuyuların sesi
Yaş kütüğüne çakılamayan çivi gibi
Hangi annenin gözyaşıdır ağladığımız
Hangi namluya sürülemeyen kurşun
kalemine sağlık üstat... çok beğenimle
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta