Zühre Yıldızı
(En parlak olan, en çok yanmış olandır)
Zatına mülhem idi ufkun gümüş çivisi
Gözleri çakmak çakmak arşa değdiğinde
Sıçrardı tüm melekut
Şahit olurdu bu titreşime
Kırkikindi yağmurunda yıkanmış felekler
Bulutlar bürünürken derviş hırkasına
Toprağa cansuyu sözü veren kim?
Güneşe selam eden ay, hangi perdede saklı?
Yalazlığı göze çarpan Zühre Yıldızı
Bir çobanın kuzularını güderken temaşa ettiği
Ve belki kurdun midesine inmeden kuzu
Bakardı ebediyetin son halkasına
Halvetini yaşatır âlem, asumanın yitik yankısında
Şavkının esrarını bul diyedir belki
Tayini olmamış bir yazgı asılı kalır
Boşluk yerleşir her satırın başucuna
Kırılır ucu tüm kalemlerin
Ve demir tavında dövülür
Örsünde şekillenen bir kılıca dönüşür
Yalazlığı gözü alan Zühre Yıldızı
26-27 Şubat 2026
Simya Nuran Aksoy
Kayıt Tarihi : 3.04.2026 10:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!