Yağan yağmur bedenimi saklar gecenin sessizliğinde.
Ruhum sokak lambalarının mecburiyetinde
umudun ışığını yakar gelmeyeceğini bile bile.
Islak kaldırımlar adının yaşadığı göz yaşlarım.
Ya ağıtlarım uzanan kaldırımların ıslaklığına yazdığım ağıtlarım
selamlar duymadığın denizlerde.
Fırtınalar kopar esaret şehirlerde
ve ben sokaklarda sensiz ıslanırım ellerinin hayaliyle.
Birde gözlerin var ki sonumun başlangıcı gözlerin ve sevgin.
Bilmem bu gece biter mi?
Haslet, sefalet ve yekta nurum yarın yine yarına mı kalır bilinmez değil mi? Olsun saltanatın bir damlasına yüz sürmez gönlüm ömrüm aşkın esiridir varsın sensiz olsun ölüm.
Yürüyorum sulu kentin yaş sokaklarında.
Ölü duvarların karanlıklarında adını görüyorum korkularımın tam ortasında. Adını adımın yanına yazasım geliyor
ve bir bakıyorum sözcükler ayrılığı yazıyor.
Bilmem kaderim anlıma ne yazıyor
söyle serseri kentin asil güzeli kaderim adını neden alnıma yazmıyor. Suratımı yırtasım geliyor ve bu kenti yakıyorum.
Bedenimin sensiz nefes aldığını hissediyorum
ve ruhumu zincirlere vuruyorum.
Aşkım sonsuz yağmurların aktığı şehri sensiz paylaşıyorum.
Ölüm karası yağmurların bedenimi ıslatması dokunmuyor
ama sensiz ölmek zoruma gidiyor.
Ve yarınların yarına kalması ve ebediyetin siyaha yazılması,
Zoruma gidiyor sevdiğim…(seni arıyorum)
Kayıt Tarihi : 21.8.2006 23:49:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!