Gelirken can havliyle kim bilir neler yaşadın,
Defalarca Tanrı'ya sığınıp, yüreğini ısıttın.
Sıra kuyruklarında yığılmış insan, bir bitmez bekleyiş,
Saatlerce süren stresle, umutlar birer birer paslandı.
İlk varışın mı bu alışa gelmişliklere, eminim eşsizdir,
Gönlüm elvermez bu kalabalığa, içim çoktan parladı.
Ucuzluğa, kampanyalara değil, görevime gelir giderim,
Başkasının yerine geçinemem, iş yükünü alabilirim.
Kişiliksiz bir insan değilim, adım sanım bir yana dursun,
Akçe karşılığı zamanım, bu dar sokaklarda paralandı.
"Okumuşsun belli," dediler, "Neden bu el işi, bu emek?"
Yükseköğrenim gördüm ama hak yanlışlık yaptı.
"Erişkin olunca ne olursun?" diye sorduklarında,
"Pilot olup bulutların arasında ilerlemek" düşlerimi süslerdi.
Dediler ki: "Bakarsın göğe, lakin ne işin olur ne aşın,"
Yerde ekmek derdi varken, gökyüzü bize kapandı.
Kaç havacı gördü bu gözler bunca yıl?
Gerçeğin tokadı yüzümde patlamak istese de gardım sağlamdı.
İşte tezgâh, işte diploma, işte koca bir yükünç,
İşe yaramaz kağıtlarla, istikbâlimiz ekranlarda kaldı.
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 16:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!