Sevmenin çarpıntısı gözbebeklerimde
Uzanıyor ellerim seni dileyen yüzüne
Gözlerimi kapayıp yüzleşiyorum eşsizliğinle
Karşımda beliriyor suretin tüm güzelliğiyle
Bir geceye daha işaretliyorum vuslat anını
Buğday sarısı saçlarını savuyorsun ya hani
Orak gibi kalbime dolaşıyor,toprak tazeliğinde
Islanıyor seninle gözlerim,uzun uzadıya sahi
Üzüm tanesi gözbebeklerin,ruhumun salkımlarında
Avuçlarımda yağmur biriktirdim sana
Kapının dışında bıraktık ikimizi
Dışardan sesleniyoruz duyuyor musun sevgilim?
Başka adam ve kadınlar süslüyor salonumuzu
Şu içkileri yüzünde acıtan bizler miyiz?
Şu ellerini saklamaya çalışan mutsuz kadın mısın?
Şu sana içimden seslenen yabancı ben miyim?
Zaman aksatıyor kendiyle mırıldanan mutlulukları
Kırık tebessümler saçılıyor,derin sessiz boşluklara
Kimsenin bilmediği,sakin molalarda yitiriyorum sukuneti
Yakamoz ışığında
Nefesimi sarmalıyor mistik ve bu yalnız kent
Çalınmamış kapıları aralıyorum
Keman konçertosu,notalar izliyor yine
Karşı penceredeki kızın,susmayan kemanından
Kadın bedeninden doğuyor sanki kastrato
Mırıldınıyor,sesinin buğusu soprano
Saçları düşüyor omzuna
Gülümsüyor bana,yüzü hiç asılmadan
Sevdadan koşup geldim sana
Zaman elimde oyuncaktı oysa
Durmadı yüreğim yerinde,kovalarcasına
Sevgimin melodik ritmini tutturmuşum
Çardak altı buluşmalarımızın masumluğunda
Başka hayatlarda gizliyorum seni
Papatyayı koklayışın yabancı ellerde
Olur olmaz duraksayıp izliyorum seni
Bakışlarını yakalıyorum bir çift gözde
Hala seviyorum seni,bu delilik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!