ÖZ GEÇMİŞİM
Ben 1959 yılında Konya İli Seydişehir ilçesine bağlı Toros dağlarının eteğinde Küçük şirin bir köy olan Tol köyünde dünyaya geldim.
Aydın ili Germencik ilçesi Balatçık köyü nüfusuna kayıtlı olup, ilk okulu Balatçık köyünde, orta öğrenimimi de ortaklar ve Aydın İlinde okudum. O yıllarda yerel gazete olan germencik gazetesinde yazdığım şiirleri yayınlatma imkanı buldum.Askerliğimi de, İzmir Hacılar kırı ve Kıbrıs da yaptım.Askerlik dönüşü Polis olmak için müracaat ettim. sınavları kazanarak, Afyon polis okulunda okudum. Polis eğitimini tamamlayarak İstanbul ili TBMM Milli saraylar Koruma Şube Müdürlüğünde görev aldım. Şark görevini şanlı Urfa da Tamamladıktan sonra Kocaeli iline atandım.Kocaeli depreminden sonrada, İzmir ili emniyet müdürlüğüne tayin oldum.
2006 yılının kasım ayında emekliye ayrılarak Aydın İli Çine İlçesine yerleştim. 2007 yılının şubat ayından, ekim ayına kadar Çine mardan gazetesinde köşe yazarlığı yaptım. köşedeki yazılarım genel içerikli olduğundan dolayı valilik kanalıyla engellenmiş oldu. Şu anda internet ortamında yazılarımı değerlendiriyorum. Şiirlerimin bir kısmı Yeni Asır ve Madran gazetelerinde de yayınlanmıştır.
Hoşça kalın.
Eserleri
yayınlanmış bir kitabım yok. zaman zaman yazdığım şiirler Yeni Asir gazetesi, Germençik ve Madran gazetelerinde yayınlanmıştır.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




-
Ziya Bekar
Tüm YorumlarAllah İle Beni Aldatma
İslam’ın ışık tutan yoluna
Bakıyorlar korkmadan falına
Küfürler uçuşuyor havada
Yol gösteriyorlar bize
Hedef ılımlı İslam da
Ilımlı İslam bir safsata
Allah-ı kullanarak beni aldatma
Allah ile kulu arasına girip yatma
Çarpı ...