Ruhum seyyah olup,gezer âlemi
Hikmetin nakşını, hayretle okur.
Kalbimse! Fakrımın zikir kalemi,
Gönül tezgâhında, aczimi dokur.
Dünyaya gelirken tercihin neydi?
Bir böcek bir çiçek, belki canavar!
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bir eğitimci misali okuyucunun ufkunu açarcasına, Tereddütlerini gidericesine, Yüce Rabbimin insanı yadış maksat ve inceliğini anlatan muhteşem bir şiir.Kalem ve yürek gücünüz eksilmesin.Saygılarımı sunar selam ederim.+
Yar gönlünde eylenip biraz durdum
Hep üzdü aglattı beni sevdası
Alıp ele tesbihi kalbe vurdum
Yaratanda gizli sevdanın hası ...Hatice Hantal
Dayanamayip bir dörtlük ekledim, harika bir eser.Emeginizi yürekten kutluyorum.
Selamlar.
Harikasın kardeşim. Okumak okumak yine okumak gerek. Çünkü her okuyuşta anlamın zenginleşeceği güzel mısralarla bezeli bir şiir. ***10***
Tebrikler üstadım.
Bu son iki şiiriniz
mükemmel,
Muhabbetle
Selamlarım.
Bedri Tahir Adaklı
Ne kadar şükretsem azdır halime
Değilmi ki bizi kulluğa seçmiş.
Aldanma dünyevî istikbaline;
Geçenler bu yolda her şeyden geçmiş
Hamit efendi,
Allah teala hazretleri herşeyi yoktan var etmiş. Var olmak için önce yok olmalı (Mevlana)
Sizinde dediğiniz gibi: dünyevi istikbalimize aldanıp kendimizi var görerek yokluğumuzu unutturmasın Rabbim.
Kula, kulluk’tan ötesi kuluğuna perde imiş.
Sevgilerimle
Teslimi
Ne kadar şükretsem azdır halime
Değilmi ki bizi kulluğa seçmiş.
Aldanma dünyevî istikbaline;
Geçenler bu yolda her şeyden geçmiş.
KALEMİN, KELAMIN, YÜREĞİN VAR OLSUN ABİ.. tampuan+antoloji
.
T
E
B
R
İ
K
L
E
R
.
Varlığa biçilen en güzel libas
İnsanın giydiği beden değil mi?
Akıl ve kalp ile özel imtiyaz
Şükre bir vesile, neden değil mi?
Evet Hamit bey, Rabbim'in her nimetine ne kadar şükretsek az, özellikle de akıl nimetine..Anlamlı ve güzel çalışmanızı gönülden kutluyorum.
Tam puan
tebrikler sevgiler..beğeni ile okudum değerli kaleminizi hamit bey
TEBRİKLER ABİM SAYGILAR
Bu şiir ile ilgili 31 tane yorum bulunmakta