Zifiri bir yalnızlıkla örtülür gecem sensiz...
Uzaklarda, senden çok uzaklarda bir düş kurarım...
Karanlığı yırtarak çekilir bulutlar gecemden...
Sen düşersin aklıma zamanlı, zamansız.
İnce bir sızıda, içime işlersin yeniden.
Ve ben,
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
ne vakit dokunmak istesem güle
Yenik düşerim dikenlere...
satırlarda şifrelenmiş bir giz yüreğin......bilirim avuçların kanasa da kıyamassın kalem kırmaya..
hüzündür düşen ebruli yapraklarla..ya hasret? kızgın körfeze savrulan bir kaç damlayla değer mi gidene el sallamaya..?
Bu güzel satırların döküldüğü harika yüreğinizi kutlarım elif hanım, yazınızı okurken eski bir karalamamı hatırladım...
Ant + tam puan
___Yalnızlık___
Simsiyah bir gömlek gibi yapışır
Zifiri beneklerle süslü yalnızlık
Sarar bedenini çıkarıp atamazsın
Düğümlenir adem elmasının çevresine
Senelerce içinde biriken kelimeler
Ne yuta bilirsin, sigara dumanı gibi
Ne de haykıra bilirsin avazın çıktığı kadar
Bilirsin ki kimseler duymayacak seni
Bir batağın kıyısında bulursun kendini
Geçemeyeceğini bilirsin de dönemezsin geri
Çırpındıkça batacağını bilebile dalarsın
Batarsın, yardım için bir el bulamazsın
Geçmiş canlanır gözünde, istesen de kovamazsın
Sonra bıraktıklarını düşünürsün geride
Keşkelerin arasında bir dost bulmayı
Sıcacık bir anıyı canlandırmayı denersin
Rutubetli dört duvar arasındaki voltalarda
Zorlarsın hafızanı ama bilirsin aslında olmadığını
Bilirsin elbet, istemeden, bilmeden de olsa
Kırmışsındır çevrendekilerden birkaç kalp
Hata senin, cezası senin, cefası da senindir
Keşkeler biner teker, teker omuzlarına
Çökersin, takatin kalmaz, kar yağar saçlarına
Kurtulamazsın, bilirsin son pişmanlık fayda etmez…
Tavanda fersiz yanan ampul
Aynadaki lanet olasıca diyen yüz
Tenhalara ağını kuran örümcek bile
Acımadan nefretini kusar sana
Bir gün anlarsın elbet neden yalnız kaldığını
Yüreğin intihar eder defalarca uçurumlardan
Sıkmak gelir kör bir kurşun kaşların arasından
Ne güneş doğar pencerene, ne kuş uçar camından
Kaçamazsın, böyle yazmış sanırsın alnına yaradan
Sen bile nefret edersin kendinden, bıkarsın canından
.......................................................
Simsiyah bir gömlek gibi yapışır
Zifiri beneklerle süslü yalnızlık
Yüreğin mengenede, ruhun sıkışır
Kurtulamazsın, pişmanlık fayda etmez…
Sonra anlarsın bütün bunların sebebini
Baş başa sın işte o en korktuğun şeyle
Gözün görmediği, kulağın duymadığı şey
Y a l n ı z l ı k………
A.Yıldırım
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta