Kasabaya girerken yükseklerde
bir eski kilise ilişiyor gözüme,
şimdi bir bağ evi olmuş.
Yanındaki birkaç kavağın altındaki
çeşmeye gitmiştim birkaç gün sonra,
Hacı İsmail hayratına.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




bu siiri çok begendim. bugün gitigim bir sehirde, koca kilisenin çan kulesinde iki çanak anten (satelit) asiliydi...dahasi da var ya... anlatamam. zeytin yetismiyor bu topraklarda...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta