Kötülükten maraz doğar yanarsın,
Senden daha evvel gidenler hani?
Vermeden alırsan oldu sanarsın,
Ağalık paşalık güdenler hani?
Etrafın başardı sendeki zoru,
Kadın ağlarsa, sükût öğrenir semâ.
Zîrâ onun hüznü rahmet değil,
secdeye durmuş bir duâdır.
Kalbi bir neydir,
cihân bıçağıyla oyulmuştur bağrı,
bundandır ki her nefeste
Kãleminize kelebek konsun bir sabah,
Mürekkebiniz çiçek koksun, sözünüzün günahları bağışlansın.
Bir harf titrerken kanadında umut,
Cümleleriniz yaralara merhem olsun,
Suskunluğunuz bile konuşsun.
Emeği vefayı tanımaz özü,
Durarak bilmiyor kãlem ne yapsın,
Nankörler tartmadan söylermiş sözü,
Sürerek silmiyor kãlem ne yapsın.
Yaşarken kıymetler iyi bilinmez,
Yanakların çiçek, dudakların bal,
Melül melül bakma, oy kara gözlüm,
İstersen gönlüm kır, İster canım al,
Salma diyarlara, ey kara gözlüm.
Dağa taşa sordum, ferman bulunmaz,
Bak hele kalemi almış eline,
El alem ne dermiş benden kime ne?
Haddi aşarmıyım sormuş gülüne,
Kararını dersem bundan kime ne?
Hududunu şaşırmış konuşan diller,
Allah’tan kokmaz kuldan, utanmaz sen nerdesin?
İman ile geldiğin, bu yollarda perdesin.
Kuran-ı ibadeti, ihmãl etmeyecektin,
Rabbinin hesabında, kayıtlı defterdesin.
Sevgililer Günü, bugün vitrinleri kırmızıya boyayan kalpler, çiçekler ve çikolatalarla anılır. İnsanlar sevgiyi paketlere sarar, kurdeleyle bağlar ve aşk adına birbirine sunar. Bu günde sevgi, kartlara yazılan birkaç cümleye sığdırılır. Kalpler, cam vitrinlerin ardında sergilenir. Modern dünyada Sevgililer Günü, duyguların değil çoğu zaman fiyat etiketlerinin konuştuğu bir güne dönüşmüştür.
Oysa bu günün kökeninde parlak hediyeler değil, karanlık bir zindan ve susmayan bir vicdan vardır. Roma’da yaşayan rahip Valentine, imparatorun askerlerin evlenmesini yasaklayan buyruğuna rağmen, aşkı yasaya sığmayan bir hak olarak görmüş ve gizlice nikâh kıymıştır. Aşkı savunduğu için zincire vurulmuş, susturulmak istenmiş ve 14 Şubat’ta idam edilmiştir.
Bugün kalp sembolleriyle süslenen tarih, aslında bir insanın sevgi uğruna ödediği bedelin günüdür.
Bu yüzden Sevgililer Günü yalnızca romantik bir kutlama değil, aynı zamanda bir çelişkidir. Bir yanda aşk için can veren bir adamın hikâyesi, diğer yanda aşkı hediyelerle ölçen bir çağ. Bir yanda sevgi için ölüme yürüyen bir yürek, diğer yanda sevgiyi indirimlerle satın almaya çalışan kalabalıklar.
İlkbahar yaz derken, bel bükülünce,
Bulutsuz yağmursuz, çöle dönersin,
Kanadın kırılıp kol bükülünce,
Yaprağı dökülmüş, güle dönersin.
Bedenin umuda, yorgun koşarsa,
Sen olmasan bu ãlem baştan başa virane,
Ey Muhammed ümmeti bu gidişat vira'ne?
O Resul den başkası anlamsızdır terane,
Tut elimden Habîbim Şefeat et yâ Resûl.
İsmin şifâ dillerde okudukça nur düştü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!