Gülüm-se hayata
O sana bir defa bile gülmese
Felek ömrünü zehretsede
Tutunacak tek dalın kalmasada
Hayat seni zincirlere vursada
Kaldır başını yukarıya
Haykırmak istediğim bağıra çağıra anlatmak istediğim öyle çok şey var ki.
Şuracığım da düğümlenen, dökülse boğazımdan kelimeler.
Kussam bir çırpıda söyleyemediklerimi.
Kim bilir dinleyen olsa, tek bir kişi
Hatta bir çocuk belki.
Ah keşke söyleyebilsem.
Mevsimlerden İstanbul bu sabah
Saatlerimi aşka kurdum
Çiçeklerim gözlerinde yeşeriyor
İçimde milyon fısıltı
Bakışları bedenimi deliyor
Mevsimlerden İstanbul
Seni sevmemin sebebi var
Bakışların var mesela
Gülüşün var
Keskin nişancısın
Kalbimden vuruşun var
Bir öpüşün var sorma
Tanırlar seni
Kokumdan tanırlar
Dudaklarımın izinden
Kaçamak bakışlarından tanırlar
İçimi eriten gülüşünü görürler
Kurtlar kuşlar
Susmak sana yakışmıyor
Sen sususnca
Kuşlar susuyor
Dereler donuyor
Benekli alabalıklar ölüyor
Sen susunca
kayıplarımın ellerini tuttum yıllarca
kazanmak neyime
birçok zaman gece
karanlık desen zifiri
onlar kıymet bilmiyorlar
çöp dedikleri;
Gelecekmiş yine bahar.
Doğacakmış güneş tekrar.
Gönlünün kilitleri açılacakmış bir bir.
Kız çocukları da doğacakmış.
Kayan yıldız bir gün avuçlarına konacakmış.
Karanlığın da bir asaleti olacakmış.
Hiç gelmemişim gibi denizleri sevmemiş,
gökyüzünü tutmamışım gibi.
Rüzgarı görmemiş, yağmurları duymamışsam gibi.
Yokmuşum gibi.
Özlemesem, özletmesem.
çekip GİTSEM
Işığı söndürmedim.
Dış kapı acık.
Sabahı beklerim.
Gün doğsa bir an evvel.
Atsam kadehi elimden.
Kussam damarlarımda ki dağılamayan alkol posasını.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!