Ne tasalan ne elem sana ne de gam,
Adalet ne taşar ne şaşar bir gram.
Zalimin yaptığı yanına kâr kalmaz,
Bilakis “Vallahü Azizün Züntikam”*
30/05/2017
Şehirli demekti medeni öyle bildik.
Köylüyü cahil sayıp defterden sildik.
Gördük ki bu okumak ile değilmiş,
Hayranı olduğumuz asillik.
Medeni dünyanın madeni paraları bunlar.
Neyleyim Mevla'ya gitmeyen nefesi.
Neyleyim O'nu istemeyen hevesi.
Yoksa gönlün O'nu sevesi.
Neyleyim o ruhu ve onu çevreleyen kafesi.
(Mart 1998-İZMİR)
Adını annesi Nur bulsun diye koymuş.
Babası Nur'um Nur'um diye şefkate boğmuş.
Aile sanır ki çok hayırlı bir evlat,
Halbuki Şeytandan üç gün önce doğmuş.
İşte onur,işte adamlık budur.
İşte böyle gönüllerde taht kurulur.
Sen izzetinle helallik dilerken,
Bahçe sahibi hala yerinde oturur.
Kimileri sabreder, haline şükreder, erer makamı rızaya.
Kimileri de reddeder kaderi, bağlar kendini arızaya.
Ukba ukba diye gıdaklayıp duran tavuk,
Kahpece vuruşunla aktı kanlar oluk oluk.
Ettiklerinin hesabını nasıl vereceksin?
İnsan suretindeki maymun* mahluk.
Uyuma gözlerim bu gece,
Belki yarın çok uyursun.
Rüyaya dalma gözlerim bu gece,
Belki yarın kabus görürsün.
(Mart 1998-İZMİR)
Tükenmiş sevdalar,
Sahteleşmiş; belli ki zorlamalı kahkahalar,
Mazide kalmış umutlar,
Uzak görünür olmuş yarınlar,
Sislenmiş geleceğe bakışlar,
Ve zor geçer olmuş birlikte anlar.
Ev lazım araba lazım alıverelim kredi.
Kim verecek ki borç istesek herkesin kendi derdi.
Verecek olsa da almayız erkeklik göğe erdi.
Neyimiz var neyimiz yok felek hepsini küredi
Bilmiyor musun yokluk gibi varlık da bir imtihan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!