Zâtı Zülcelalın takdiri ile gelmişim dârul Faniye
Enderuni hendekler döşenmiş imtihan diye
Yazıklar olsun engele takılan nefsime
Nedâmet edip rücu ettim Rabbime
Ey Gaffaru Settar bağışla ceddimi nefsimi neslimide
Layık eyle kendine ve dahi Habibi Edibine....
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Yaşanmaz oldu şu alem
Kalk gidelim gönül ile doğru
El ayak aksi yöne mi gider
Hedef aynı ille-i gayeye doğru...
Hele çık yola bak ki
Ey Yüreğimin içi
Söyle ne haldesin ?
Biraz sevgi verdim diye
Kendini salıverin...
Geceyi gündüze
Dağda taşta fırtınalar kopsada
Lodos karayel bile sükutumu bozamadı
Tepecikleri dolaşıp dağlar devirdim içimde
Ardımdan gelenler bile izlerimi süremedi
Dağ bayır ova çayır bilmez iken
Gözlerim, yaşla dolsada
Ağlayamam asla
Benden koparsın diye
Yanar yüreğim yanarda
Söndürmem asla
Muhabbetin dolunca kalbime
Varsayıyorum yanımda sen
Neşe, huzurum sana dair herşey
Yanındayken de hasret çekerim
Deli Dumrul misali savrulur;
Dağılır, fütursuzca duygularım
Ateş düşürdün gönlüme
Hasretinle tutuşturup harlama
Uyku girmez oldu gözüme
Gel artık yüreğimi zorlama
Sen nurusun gözümün
Özgürlüğe gidesim var
Kanatsız uçarak
İçim içime sığmaz ki sine dar
Ah ki Kendimle savaşmak...
Fezayla yıldızlarla
Geceyle gündüzle
Sanki Beklemek,
Ümitsizce seni beklemek
Gecenin karanlığında güneşi aramak
Sessizce İçinde fırtınalar koparmak
Okyanusu Gözyaşıyla çöle taşımak
Sanki Beklemek,
Kaderde keder taksim edilmişse
Can baş üstüne gelsin çekerim
Sonsuz şükür derim verdiğine
Kapında kul eyle ebeden beklerim
Derman ararken derdime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!