Geceler hüzün hüsran doludur
Rüzgârla savurur penceremin önünde akasya yapraklarını
Kalemimden Tahir’in haykırışları şeker Ahmet’in kaya’ya yanışları
Sensizlik çölünde açtırdığım lale zanları soldurursam
Gözlerim seni görmediğinde hep asumanın badelerini içiyorum zeynebim
Bağlamışım sensizliği sazımın teline çözülmüyor hasretin hayallerimden
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim



