ZERREMDEN EVRENE SEN
Zaman duruyor bazen, saatler işlemiyor sensiz, Odamın duvarları sessiz bir yas tutuyor sanki. Adımların kapı eşiğinden kesildiğinden beri, Dünya kendi etrafında dönmeyi unuttu, biliyor musun? Boşluğun öyle ağır ki, doldurmaya gücüm yetmiyor, Hangi yöne dönsem, gölgenin izi düşüyor pencereme. Eşyalar dilsiz birer şahit gibi bakıyor yüzüme, Hangi sandalyeye otursam, sanki az önce oradan kalkmışsın.
Baktığın yerde olmasan bile, Hatıran bir sarmaşık gibi dolanıyor nefesime. Mutfaktaki yarım kalmış çay bardağında, Okuduğun kitabın kıvrılmış sayfa ucunda, Sanki her an geri dönecekmişsin gibi bir fısıltı... Ellerin ellerimde değil belki, ama soğuyan havada titreyen her zerrede sen varsın. Seni aramıyorum artık dışarıda, kalabalık caddelerde veya vapur iskelelerinde, Çünkü seni bulduğum yer, gerçekliğin çok ötesinde bir gizli bahçe.
Eskiden gökyüzüne bakardım maviyi sevdiğim için, Şimdi ise sadece seni bulmak için bakıyorum boşluğa. Zihnim bir labirent, tüm yolları ismine çıkıyor; Güneşin doğuşu artık sadece bir günün başlangıcı değil, Senin gözlerinin rengini hatırlatan bir ışık oyunu benim için. Denizin köpüğünde, ormanın serinliğinde, rüzgârın uğultusunda; Doğanın her ayrıntısında sana dair bir ipucu gizli sanki.
Gözümün daldığı her yerdesin; Bir kitabın en hüzünlü sayfasında, bir şarkının o en can yakan notasında... Bazen bir yabancının gülüşünde, bazen yağmurun toprakla buluştuğu o kokuda. Seni görmem için ışığa ihtiyacım yok, karanlık bile seni anlatıyor bana. Gözlerimi kapatsam sen varsın, açsam yine karşımdasın; Fiziksel bir varlığın çok ötesinde, atomlarıma kadar sinmiş bir sızısın. Artık bende "ben" diye bir şey kalmadı, Sanki her zerrem seninle yer değiştirmiş, seninle yeniden yoğrulmuş.
Şehir uykusuna daldı, ışıklar birer birer çekildi sokaklardan, Geriye sadece ben, kalbim ve senin bitmek bilmeyen yokluğun kaldı. Artık anladım ki; seni sevmek, seni bir yerde bulmak değilmiş, Seni her şeyin içine nakış nakış işlemek, yokluğuna varlık giydirmekmiş. Zamanın elleri çözülüyor, mekânın sınırları yıkılıyor zihnimde; Çünkü sen artık bir kişi değil, soluduğum havanın ta kendisi oldun.
Bir veda değil bu, bir son hiç değil; bu bir dönüşüm. Sen benden gittikçe, ben daha çok sen oluyorum; Her bakışımda, her dalışımda, her nefesimde... Ben bittiğim yerde seni buluyorum, Ve seni, olduğun yerde değil, olduğum her zerrede sonsuza dek yaşıyorum.
Mesut Özdemir 3Kayıt Tarihi : 28.12.2025 02:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!