Benim her zerrede parlayan nûrum, ne gökteyim ne yerdeyim,
Kendi zâtımı seyrederim her dem, bu gözde ince perdeyim.
Mescid benim, meyhâne ben, her an mukaddes yerdeyim,
Benden özge ilâh mı var? Ben o gizli siperdeyim.
Kendi kendime secde kıldım, kıblem rûyumda gizlidir,
İçtiğim aşk şarabı değil, rûh-ı revânım buzladır.
Cennet u cehennem dedikleri, benim hükmümde sözledir,
Kâinatın kalbi benim, sırrım cânımda izledir.
Asâ benim, Mûsâ benim, her taşta vahy-i mutlakım,
Mansûr benim, dâr benim, her dilde söyler bir Hakkım.
Ezel-ebed defterinde, silinmez en büyük akım,
Zâhir benim, bâtın benim; varlığa mutlak müstahakkım.
Ey Nurullah Çıkar hırkayı, artık "ben" u "sen" bitti
Damla deryâya karıştı, şekil u rûret hep gitti.
Kendi sesimi duydum ezelden, akıl u mantık yitti,
Hâlık benim, mahlûk benim; bu devrân bende mühitti.
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 06:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!