Hüznüm toprağa, yaşlarım yağmura dönüştü. Hüznümden çiçekler açtı, yağmurlar usul usul üzerine yağdı. Dudakları kuruyan hayatımın üzerine umut şerbetinden nidalar aktı. Suskunluğumu kalbimde titreyen atışlarım bozdu, şiirlerime söz oldu. İçimde toplanan binlerce nefret, eziyet birer birer toz olup akan bir nehrin gamzesine kondu. Ben yanarken piştim, pişerken kavrulup dünyadaki tadın damağına uydum. Hiç oldum. Gözden ırak, dillerden yoksun bir adım kaldı, oda hiçliğin avuçlarında kayboldu, kül oldu. Bazen zamanın sesi kulaklarımı çınlatırken, zamanın zan'dan ibaret olduğu, şakaklarıma konan beyazlıklar habercisi oldu. Hayatta bana ayrılan hat'tan yürüdüm, devam eden adımlarla devam eden yolculuktayım.
Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
Devamını Oku
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta