Şuracıkta sıkışmış küçük bir zaman vardı
Kurcalayıp çıkardım kırılmış gibi sanki
Nağmeden kaçıp düşmüş resimde keman vardı
Yay ayrı keman ayrı darılmış gibi sanki.
Bir ucu kırık-kopuk, bir ucu sarı leke
Bir tarafı ezilmiş yarı paslı teneke
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Şuracıkta sıkışmış küçük bir zaman vardı
Kurcalayıp çıkardım kırılmış gibi sanki
Nağmeden kaçıp düşmüş resimde keman vardı
Yay ayrı keman ayrı darılmış gibi sanki.
Muhteşem dizeler...
Bu dizelere yorum yetersiz kalır.
Kutlarım Üstadım
Nice şiirlerinize,
Sağlık ve afiyet dileklerimle,
Selam ve saygı ile.
Emeğinize yüreğinize sağlık üstadım. Değerli kaleminizden farklı güzellikte ve farklı lezzette harika bir şiir okudum. Kaleminiz var olsun. Selam ve saygılarımla
Yüreğiniz dert görmesin kaleminiz daim olsun hocam nice şiirlere inşallah
Sonsuz saygılarımla
Yüreğiniz dert görmesin kaleminiz daim olsun hocam yine anlam ve anlatımıyla harika bir şiir okudum kaleminizden nice şiirlere inşallah
Sonsuz saygılarımla
Anlam ve anlatım çok güzeldi değerli şair. İçtenlikle kutluyorum. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.
Yahya Kemal ya da Öğrencisi Ahmet Hamdi Tanpınar ile boy ölçüşecek muazzam tasvirler. Kelimelerle anlam iç içe yoğurulmuş…Zaten Adaklı da o kalibrede bir şair… Müthiş bir lezzet. Sayın ADAKLI, çağdaş şairlerin en titizi, en derini ve en mükemmeli…Böyle bir arkadaşım, ağabeyim olduğu için övünüyorum… Muazzam bir yürek, müthiş bir şair! Bu kadar güzel eserleri, bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. El emeği, göz nur ve yürek esintisi.Eğiliyorum! Bu platformun şairler sultanı bana göre Bedri Tahir ADAKLI'dır.…(Yazım hataları için önce şairden, sonra okuyuculardan özür dilerim. Otomatik düzeltmeler beni öldürecek!)
Üstadım beğenmiş olmanız
benim için şereftir.
Teşekkürlerimi takdim etmekle
kesb'ü şeref ederim Sayın ALAN
Saygılarımla..
Yahya Kemal ya da Öğrencisi Ahmet Hamdi Tanpınar ile boy ölçüşecek muazzam tasvirler. Kelimelerle anlam iç içe yoğurulmuş… Müthiş bir lezzet. Sayın adaklı, çağdaş şairin en titizi, en derini ve en mükemmeli…Böyle bir arkadaşım, ağabeyim olduğu için övünüyorum… Muazzam bir yürek, müthiş bir şair! Bu kadar güzel eserler bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. El emeği, göz nur ve yürek esintisi….Eğiliyorum! Bu platformun şairler sultanı beni göre Bedri Tahir Beyefendir…
Üstadım beğenmiş olmanız
benim için şereftir.
Teşekkürlerimi takdim etmekle
kesb'ü şeref ederim Sayın ALAN
Saygılarımla..
Anlam derinliği olan güzel bir şiir olmuş, tebrikler değerli hocam.
Evet hakikatli dostum
güzel şairim sayın Mustafa bey
tüm dostların tükendiği bir devirde
hemen çıka-gelmeniz benim için
ne büyük bir saadet..!!
teşekküratımı takdim etmekle kes-i
şeref ederim. VAR OLUNUZ
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta