ZAMANI HİCRAN/HİCRET
Hicranın arefesinde,
Daruzzulemaya dönmemişti henüz güne bakanlar!
Üst üste zifir peçeler germişti, yüzüne küfür …
Bir zamanlar Bedevistan’da,
Çatmıştı Sema, süvari kaşlarını, kasvetten.
Adavetten kırışmış, alnının atlas derisi.
Sanırsın sürdü sürecek üstüne boz beyaz atlarını,
Toynaklarında yalbırıklar misali kıvılcımlar…
Aysa, üzgün se-mah-ında garip.
Döngüsünde, kayıp manası.
Yetim bir çocuk gibi karaydı bahtı, asrın...
Sahranın zihnine saplı bin bir uçlu paslı hançer, …
Öyle bir susamış ki, kana zulüm.
Geçirmiş şerik dişlerini, kuma.
Akrep gibi, zerk etmekte çöle ağusunu …
Nermanların gözyaşlarında yağmur… dolu…
Sızmakta oluk oluk Kâbe’nin çatısından
Mizab-ür rahme’nin altın sakalından,
Medine’ye doğru…
Mekke’de hal böyleyken işte Zülal,
Kımıl kımıl doğum sancısı çekmekte asr-ı saadet.
Afak gülzar,
kızıl gül bahçesi yüzünü dönecek gün arar, Künden önce…
Ol dersen olur Ya Rab elbet!
Goncalar ha açtı ha açacak gecenin kör bağrını delip…
Ashabın, cemil sabrı demlenmekte,
İman demliği fokur fokur kaynamakta.
Ancak acıyacak çay gibi, biraz daha durursa yüreklerinde gam…
Gözlerinden derin kederler, nehirleri taşırmakta,
Amma , ummanı ummakta hepsi...
Bit dersen bitiverecek bu sel, Ya Rab!
Seherde sırlı bir gölge gibi,
Dolanır hicret türkün kerabiç sokaklarda,
kulaktan kulağa fısıldanır, Yok mu yola revan, terki diyar edecek muhacir…?
Olmaz olur mu…
Hele bir koyulsun kervan yola…
Sen Bekke’den bak, Yesrib’den görünürsün ZÜLAL!
Hicranı zamansa eğer, bir yas çöker kınalı şehre,
Kan ter içinde kalır geceler,
Sessiz sedasız acı bir hasret kavrulur ateşte,
Bir yanda avuçlarından kum gibi ashab savrulur Mekkenin,
bir yanda yol gözler, güne bakan gibi Medine,
İki şehir arası aşılmaz gurbet Zülal!
Yüreğinde yanıp tutuşan cevahir vuslat...
Tekallüm et artık emr-i KÜN, geldi çattı, HİCRET !..
Hicranı zamansa eğer, bir yas çöker kınalı beldeye
Hele bir bak ZÜLAL!
Kanlı düşlerinde,
nasıl da hançer biler tuğyanın mele başları.
Bir haber getir, belir ufuktan ey Cebrail,
Kalksın Resul, yattığı yerden,
Yatak bir Al-i ilme emanet artık.
Emanetler sahibine…
Bir avuç kum sepeler de Yasin'den resul giderayak,
İner gözüne şirkin, perde perde sis.
Ne hakikat görünür ne Nebinin ayak izi, kör olana.
Biri daha var ki iz süren, sıddık mı sıddık adı.
Şaşmaz adımları hakkın izinden bir nebze …
Varıp dayanırlar bir dağın şefik kollarına iki dost
Kollarını açmış bekliyor onları Cebel-i Sevr ,
Dağ dağa kavuşmuştur nihayet
Bu nasıl bir Vuslattır ya Rab!
Sis Perdesi kalkınca ağır ağır şehrin küpeştelerinden
Daha da bir gözü dönmüş küfrün kin ve hırstan
ilmek ilmek dokumuş nisyanı,
yüreklerine!
Zulümse zulüm, isyansa isyan,
and içmiş batılın kılıcı, hakkın boynunu vurmaya
Bir haber al da Zulemadan ak güvercin,
kur yuvanı bir Nebinin ayak ucuna
Hicret Dağında gece gözlü Sevr kadar derin zamanın ve kadim gözlerin
Alnına çalınan kokun, kınalı hurma ağacında buhur…
Kıvrak bir Yemen tütsüsü gibi tüllenirsin veda tepelerinden
Bilsen ki sebebim cezben...
Bir mağarada örümceğin ağı gibi
Çektikçe çeker içine, Yesrib’i ve beni!
Zulüm varıp dayansa, ne yazar artık
Sıddık’ın omuzuna konan el diyorsa ki
‘’La tahzen innallahe meane’’ ...
Hicranın deminde,
Daruzzulemaya dönmüştü artık güne bakanlar!
Yesribin yollarında kadife tenini giyinmişti çöl.
Bir Cuma günü, yolunu gözlüyordu vakit Nebinin,
Kuba’da...
Artık üç kişiydi yola revan kervan
Bir Al-i ilim, bir sıddık, bir yürüyen Kur’an
Ensarın yüreğine kutlu bir misafirsin ey muhacir!
Habib bir dost kadar derin zamanın ve kadim gözlerin
Alnına çalınan kokun, kınalı hurma ağacında buhur…
Kıvrak bir Yemen tütsüsü gibi tüllenirsin veda tepelerinden
Bir Mescidi Nebevide bir Mescid-i Haramda secdeye varır şükür.
Manasını bulmuş takvimlerde Ay,
Doğar asr-ı saadetin üzerine her gün.
Daruzzulemaya döner tüm güne bakanlar!
Bilsen ki sebebim med-cezir cezben...
Çektikçe çeker içine, Yesrib’i ve beni!
FATMA DOĞAN 14.03.2026/ turhal
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 20:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!