Şimdi yüzleşmeliyiz geçmişimizle,
Borçlu muyuz, alacaklı mı bilmeliyiz.
Aşındırdık ömrü tırnağımızla, dişimizle;
Dönüp bakıyoruz; peh, ne günlerdi!
Artık hesaplaşmanın zamanı geldi.
Yıldızları ortak tutar, dertleşirdik,
Mehtap bizim için doğar ve batardı.
Kelimeler yetersizken nasıl söyleşirdik?
Biz susardık, gece kuşları dinlerdi,
Bu sesizliği aşmanın zamanı geldi.
Söz vermiştik ölesiye sevmeye,
Kerem ile Aslı gibi tutuşmuştuk!
Açmıştık ellerimizi; ecel gel! diye diye;
Karanlıklar sessizliğimizle inledi,
Işıklara koşmanın zamanı geldi.
Sonra birden çözüldü büyülerimiz,
Sevda sözcüklerimiz bayatladı.
Sustu bülbüller, hep soldu güllerimiz;
Oysa sevmek ve sevilmek ne güzeldi!
Birlikte ağlaşmanın zamanı geldi.
Geleceği adımlayacağız tek başımıza,
Hiç geçmişimiz olmamış gibi olacağız.
Ağlarken güleceğiz aldanmışlığımıza;
Yaralandı birlikteliğimiz, gölgelendi,
Felekle boğuşmanın zamanı geldi.
Faydası yok dövünmenin, ne sana ne bana,
Kalan süreyi böyle bitireceğiz.
Yaşadıklarımızla yetin, atma yabana;
Aşkımız zaten olanaksızdı, hayaldi,
Kendimizle barışmanın zamanı geldi.
(Ödemiş, 2007)
Sevda YanarKayıt Tarihi : 14.3.2010 00:13:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!