İnsanlık soyunun en derin arzusuna
saygıyla boyun eğdik.
Yaşamın sırrını bilmeden doğduk
Daha çok uzundur yolumuz dedik...
Çocukça eğlendik.
Döllenmeden korkular içimizde,
avare gençliğimizde
Duyguların en yücesiyle avunduk.
Biraz daha büyüdük.
Ve düşündük...
Yaşlanacağız elbet bir gün
sefil veya zengin.
Geldik, geçeceğiz bu dünyadan
bencil veya engin.
Yudum yudum sevdik hayatı
genç veya ihtiyar...
Ölümden kıskanacak kadar.
Ve yaşamı sevdik...
Geleceği de hani mertçe savunduk
Zaman köprüleri de aşar dedik.
Kolayca geçer...
Ne fazla geç, ne fazla erken
İşimize geldiği gibi istediğimiz
oldu bazen.
Eğlendik, coştuk ama biliyorduk
tanrı misafiri olduğumuzu.
Zamanında mı, yoksa erken mi
doğduğumuzu.
Genç ve yakışıklı ölmek istedik
İçimizde yıllarca büyüttük yalanları
Bazen sahteciliği, kahramanlığı bazen
gözümüzde ilke edindik.
Acımasızca, kavgaları da sevdik
ve kaygıları. Gün geldi, bundan bile
emin değildik, sırlarını kestiremedik...
Çünkü yaşlandıkça zamana yenildik
Ve anladık...
Doğum yaşam ve ölüm
İdam sehpası kadar gerçek
Cellada ne gerek.
Tek şansımız var...
Ölümü ertelemek!
22.06.2003 / Çorlu
“Zamana Yenilirken”
Kayıt Tarihi : 19.3.2005 22:41:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!