Saatin nabzıyım ben, akrep yorulur bende
Takvimler eskir gider, yüzümde iz kalır
Bir çocuğun gülüşü saklıdır içimde
Her doğan günle biraz daha insan kalır
Kırık aynalarda çoğalır yüzüm
Kimim, neredeyim, hangi düşteyim bilmiyorum bugün
Yollara serptim adımı, rüzgâr okur geçer
Ayak izlerimden tanır beni toprak
Bir ağacın gölgesinde beklerken kader
Gözlerimden dökülür suskun bir yaprak
Ne geçmişe dönerim ne yarına varırım
Şimdinin kıyısında yavaşça savrulurum
Bir şehir taşırım kalbimde sessiz
Sokakları iç çekiş, evleri anı
Her pencerede başka bir bekleyiş
Her kapıda yarım kalmış bir “hani?”
Kimi kavuşmayı saklar cebinde
Kimi vedayı büyütür geceyi giyince
Kırılmam sandım, meğer camdanmışım
Bir söz değdi, bin parçaya bölündüm
İnsan dedikleri biraz yağmurmuş
Bir buluta çarptı mı çözülürmüş düğüm düğüm
Ama yine de ayağa kalkar içim
Her yıkılışın altında bir “başlarım” gizliymiş
Zamanla barıştım, düşman değil artık
Saçlarıma dokunur, “sabret” der bana
Her kayıp, bir anlam doğurur artık
Her acı, bir yol açar içimde yana yana
Ben yürürüm, saat geri durmaz
Ama insan, yürüdükçe kendini bulmaz mı?
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 02:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!