Zaman tünelinde açılmamış zarflar içinde
Gizemli mektuplar gibi okunmayı bekliyor şiir.
Bilmiyordum mevsimlerin ayrılıkları sevdiğini
Sensizlik günlerim suskunluklarımla aynı yaştalar
Ah etsem, yansam ne fayda
Hasret taş gibi ağır, oturuyor içimde
Kucağıma doluşmuş takvimlerden kopan aklar
Yazlık aşklar vitrinlere çıkmış puslu akşamlarda
Gün ebruliye çalarken saçlar mavi- siyaha döner
Ayrılıklarla kuşatılmış gözlerimden gelip geçer
Sayrı bir ömrün gün batımı son yaz güneşinde
Ahmakıslatan yağmur misali efkâr yağıyor üstüme
Sürgüne gidiyorum arş-ı âlâ’dan arş-ı belâ’ya
Haberin olsun!
Bütün mevsimler bozguna uğramış,
Bağlar bahçeler tarumar, pınarlar kurumuş
Serseri bir kurşun bekler gibiyim
Kolezyum’da aslanlara yem olacak gladyatör
Canıma kasteden tehlikeler atlatmışım
Davetler ölümcül de olsa kaçmayı düşünmedim
Sen sahilimin ziyaretçisi denizkızı
Denizlerin saraylısı güzel peri…
Bütün bunları yakıştıramıyorsun bana
Biliyorum çok üzüyor seni intihar şiirlerim
Ama ben böyleyim işte!
Yolu cehenneme kadar varacak biriyim
Yaralar, acılar, yıkımlar ve bayram günleri
Kuzeyin hırçın ıslığıyla, kurşuni bir gökyüzüyle gelen yağmur
Kanlı derecikler akan sokaklarda kurban temizliği
Benim bayramım gözlerimin gözlerine değdiği andır.
Alışmalısın gömüldüğüm mahşer suskunluğuna.
Zaman tünelinde açılmamış zarflar içinde
Gizemli mektuplar gibi okunmayı bekliyor şiir.
Dinmez ER / Çeşme / 2013. 10. 18 /
Dinmez ErKayıt Tarihi : 19.10.2013 15:11:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (2)