Yıllar önce, bir nineyle uzun uzun sohbet etmiştik.
Bu ninenin, saçları kar gibi beyaz, elleri nasırlı, yüzünde satır satır çizgiler, bakışlarında Sonbahar hüznü vardı.
Komşu ilden çalışmak için gelmişlerdi. Çadırlarda yaşıyorlardı. Yaşı yetmiş vardı ama hala tarlada çalışır, amelelik yapardı. Yani yoksuldu, o zamanlar yaşlı maşı fakir yardımı yoktu.
Konuştuk onunla hayattan, geçimden, bir ara sordum, eşini nasıl tanıdın, onu sevmiş miydin diye. Nine güldü:
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Şiirin ve ninemin öyküsü,bizim öykülerimizdir.Hem öykü çok anlamlı ve gerçek hemde şiiriniz!Gelelim günümüze; öküzlerin yemi fazla gelince Milletimize ve Daevletimize saldırırlar. sonra tirilyonluk maddi ve manevizararlar açarlar. Saldırgan,yıkan korkutan, üstün olmaya çalışan öküzler! Ah ninem ah! dürüst ve güveneilir insanlardı Dedelerimizle... Ya şimdi!'' zaman kalmadı ' çok mantıklı. ayrıca teşekkür ederim. ellerinize ve yüreğinize sağlık. Saygılarımla tam puan.Esen kalınız.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta