Kahpe bir kadındı zaman,
Hangi ara oynaşacağı belli değildi yalnızlıkla;
Hangi aralıkta yüzüne vuracağı belli değildi rüzgarını…
Hangi maskesini fırlatacaktı o güzel yüzünden söküp,
Nasıl gösterecekti çirkin yüzünü?
Şuh kahkahalarında boğulurken alkollü bir gülümsemenin,
Kancasını nasıl takacaktı incecik boynuna?
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



