Nihal'ime Zalim Sevgiliye Mektup

Dünya Yükünün Hamalı
1001

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Nihal'ime Zalim Sevgiliye Mektup

Ey Nihal'im, Kalbimin Sultanı

Ey Nihal'im, kalbimin sultanı,
Zulmün esiri olmuşum ben…
Hasretin feryadıdır dudaklarımda,
Mazlum kaldı elim, ellerin zincirinde.
Sevda yurdundan kaçan bir gülüşümsün,
Ey Nihal'im, ey sevgili!

Zulüm nehrinde yıkanan bir yaprağım ben,
İnzilâl derler buna; sabrın sarsılmaz teslimiyeti…
Cefâ ile gelen tuğyanın fırtınası,
Her biri aşkının kara yüzünün sessiz ağıdı.

Beşerî âlemde sapar mı yolun, ey Nihal'im?
Bilmem, kalbim fırtına içinde…
İtikadın güneşiyle, ahlâkın denizinde,
Doğru ve âdil olana dönüşen bir aşkla anla beni…
Sevme değil, anla beni, varlığının sırrıyla…

Nihal'im;
Sen Anla Beni…
Sen ki; itikadımın güneşi,
Ahlâkımın engin denizisin.
Zulmüm bile senin hasretinden,
Ellerim zincirinde, ruhum esir…
Feryadım sensizliğin tazallümü,
Suskunluğum seni anmanın duası.

Ey Nihal'im!
Sen anla beni…
Varlığının sırrıyla…

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 5.7.2025 22:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Şiirim “Zalim Sevgiliye Mektup”, sıradan bir aşk mektubundan çok daha öte, derin bir ruhi yolculuğun, içsel çatışmanın ve mistik teslimiyetin ifadesi olarak inşa ediliyor. Burada “Zalim Sevgili” metaforu, hem dünyevi bir sevgiliyi hem de kalbin derinliklerinde karşılaşılan hakikati, hatta ilahi aşkı sembolize ediyor. Zalimlik, aşkın sancı veren, zorlayan ama bir o kadar da dönüştüren yönünü yansıtıyor. Tazallüm kelimesi, dilde şikâyet etmek anlamına gelirken, burada bir feryat, çaresizliğin ve hasretin dile gelişi olarak kullanılmıştır. Bu, kalbin sevgiliye olan derin bağlılığının, aynı zamanda çekilen acının da itirafıdır. Mazlime kalmak, sevgilinin elinde “esir” olmak demektir. Bu esaret, gönül zindanında geçer; sevdanın özgürlük değil, bazen çaresizliğin de sembolü olmasıdır. Burada “ellerin zinciri” derin bir bağımlılık, hatta aşkın acımasızlığını ve teslimiyetini anlatır. Zulüm nehrinde yıkanmak, tasavvufta nefisle ve dünyevi hallerle yıkanmayı, temizlenmeyi, ancak bunun sancılı bir süreç olduğunu gösterir. İnzılâm sabır ve teslimiyetin mistik hali; acıya katlanmak ve ona boyun eğmek değil, onu aşarak hakikate yönelmek demektir. Mektubun son bölümünde ise bir sorgulama vardır: “Beşerî alemde sapar mı yolun?” — burada insanın dünyevi karmaşa içinde hakikatten sapma ihtimali sorgulanır. Ancak bu sapma, kalbin içinde devam eden fırtınalara rağmen, itikadın güneşi ve ahlâkın denizi içinde, yani iman ve erdemle yoğrularak, doğru ve adil olana dönüşme umuduyla tamamlanır. Ve en nihayetinde, sevgiliye yönelik istek “Sevme değil, anla beni” şeklindedir. Burada “anlamak”, basit bir duygu değil, varlığın sırlarına ermek, hakikatin perde arkasını görmek, derin bir ruhsal buluşmayı ifade eder. Özetle: Bu mektup, tasavvufi bir ruhi yolculuğun mektubu. Aşkın sancı ve teslimiyet dolu yönünü anlatırken, bir yandan da kalbin derinliklerinde yaşanan iç hesaplaşmayı, fırtınaları, hasretleri dile getirir. Zalim sevgili, hem aşkın hem de hakikatin sembolü olarak, hem acı veren hem de olgunlaştıran bir öğretmendir. Kalbin diliyle yazılmış, felsefi ve mistik bir eser niteliğindedir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!