Bir rüzgar girer davetsizce açık pencerenin tül eteğini uçurarak hayale
Bir adam elleri kenetli önünde kendinden daha yorgun bir Sehpa üzerinde duran tek lokma kavun.
Tutunacak bir yer arar bulamayacağını bile bile yanıyordur bildiği ya da öğretildiği kadarıyla huzursuzluğu her gözde ona inat susuyordur.
Önemsenmeyi beklerken kendi hiçliğinin sağanağında sırılsıklam olan . Her değer yokluğu gibi bir köşede diyemedikleri ile boşa dediklerine yanarken
Beni öyle bırakma diye anlamsız bir çığlık koparıp geceye
Pencereden davetsiz giren yokluk habercisine kucak açtı.
Bir rüzgar girdi içeri bir ölüm çıktı sokağa
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Devamını Oku
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta