Alışmışlığın mecburiyetinde karşıladı ön yüzü, kırılgandı
Bir adım daha; derinde hüzündü iç yüzü, kırılacaktı.
Yürürken içe, karanlıklarda aydınlık çocukluklar vardı,
Çocuklar kaçışınca, yalnız öfkeler saçlarını okşadı.
Gecenin sabahı tepsi gibi ayın içine doğdu,
Şafak sökerken ay battı, güneşten gece başladı
Ne içindeki yüzü, ne herkesin içindeki yüzü,
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta