kaldırımlar erirken güneşin sıcağında
bir anne emziriyor yavrusunu
terli kucağında
emdiği süt burnundan geliyor.
anne perişan,sürünüyor...
Babam,rahmetli; Ali Fahri
Çok severdi güzel olan her şeyi
Yemeği,gezmeyi,arabaları
Severdi eğlenmeyi,gülmeyi
Çocuklar gibi
yazdım fikirlerimi havaya
sağanak yağdı yağmur
ve hepsi
döküldü tarlalara
tutunamadı hiçbiri
doğduğumda sıcaktı hava
aylardan; yılın ikinci yarısı
temmuzdu,ayın ondördü
meyveler düşüyordu çokluğundan
bahçeler coşkun idi
sordum böyle dedi annem.
Bir ölüm kalım savaşı mıydı,
Hayat ile aramızdaki?
Hepimizi ayrı köşelere savurdu.
Geçti yıllar üzerimizden
Sen güleçtin,dünya güleçti
Ya sonrası
Çok zaman geçti,göçeli buralardan
Ben daha yok iken dünya’da
Annemle,babam...
Yeşili yeşil,mavisi mavi
Böylesine güzel yerleri
Bırakıp da gideli
Savaşmıştı yıllarca
Kurtarmak için yurdu
Ata'mın sayesinde
Millet egemen oldu.
Ata'mın armağanı.
Çıkmaz bir kuyuya düşmüşse
Bu kalp,bu baş, bu beden,bu göz
Sanma ki oracıkta biter acılar
Diller susar,edemez iki söz...
Halbuki ne kadar konuşulacak
Müsadesiz geçerken zaman
Sadece dönüşüne bağlıdır.
Acele etmez,alır ağırdan
Geceden,gündüze döner gibi olağan.
Başka neye yarar biliyor musun?
Gece yarılarında kaçırıpta uykumu
Şişelerin dibini gör diyen değil misin?
Uykularda rüyalarıma giripte
Onları hayra yoran sen değil misin?
Serildim küçük bir dokunuşunla yerlere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!