Merhaba ölenlerin ruhuna.
Bugün hicranımı uyandırdınız.
Gözleri tozlu birini arıyorum,
hiç yanınıza uğradı mı?
Kıymet bilmeyi bilmezdi.
Seni ilk defa gördüm
Bana bakış o bakış
Belki görünmeyen bir tebessüm
O karışık saçların
Şimdi bitmeyen bir hayalimsin
Bir sevgilim vardı elini sallayan,
Ne vakit bulup yanıma gelen.
Şimdi yüzünden çamur fışkırıyor;
Islak, kara böceklerden önce.
Şimdi açım her anlamda;
Nice mumlar ağlattım o temiz yüreğine.
Nice lanetler ettim o kırmızı ellerime.
Demek takıyorsun beni bir âşığın peşine.
Uyuyorsun, beni mahvediyorsun. Korkarım ben gençliğime.
Simsiyah mürekkepler döktüm. Koşma artık özgürlüğüne!
Kabuğundan çıkmayan karanlıkta
Sesini duymaya çalışır rüzgârın
Gökte milyarlar umut her inci
Yaratılanın hayat mânâsıdır
Dosta muhabbet hasretinde
Hissediyorum
Ne kadar yakınsın bana
Yarından daha yakın
Saatlerden
İstanbul kadar hüzünlü
Gözü açık körüm ben
İblislerden daha korkunç
Hastalardan daha zavallıyım
Tam burada seni anıyorum
Senin suçun yok aşkım
Mutlu olurum sandım
Bu Noel arifesinde
Gözüme silah patladı
Kan ağladım
Hiç kar yağmadı
Dün sana rastladım
Yorgunsun, bitmişsin
Kahkahalar atmak istedim
Senden bir farkım yoktu ki
Haftalarca rastladım sana
Yıllarca senelere sordum,
Ama biliyorum ki bu son senem.
Yaklaştı kulağıma, bir şeyler fısıldadı;
Ilık ılık fısıldadı, içimi üşüttü fısıltı.
Bu sene son kez yataktan kalktım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!