Gökkuşağında kayan bir bir yağmur damlası, denizde esen deli bir rüzgar gibi her şeyi içine alarak yürüyordu, batmaya yüz tutmuş güneşe doğru.
Güneş bile Onun kara delikler gibi yıldızları yutan sonsuzluk kapısı gözlerinden kendini alamamış ve ona doğru çekilmeye başlamıştı.
O sadece yürüyordu!
Attığı her adım dünyaya sanki kalp masajı yapıyor ve onu diriltiyordu.
Nefes aldığında, sanki bedeni değil de evreni nefes alıyordu.
Onun yürüyüşü Aşk'tı.
Aşk onun adımlarında tohumlarını serpiyordu dünyaya.
Haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı
Devamını Oku
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta